EURO

Son Güncelleme: 30 Aralık 2005 (Örnek olarak verilmiştir, her gün güncellenen temel ve teknik yorumlar sitede yayınlanmamaktadır)

Dün Euro Bölgesi para arzı rakamı beklenenden düşük çıkınca piyasa bir ara Avrupa Merkez Bankası’nın enflasyon cephesinde biraz rahatlayacağını düşündü ama daha sonra rakamın hâlâ %8’lere yakın seyrettiği görülünce yılın ilk çeyreğinde çeyrek puanlık bir faiz artırımı beklentisi geçerli kaldı.  Bankanın hedefi bu rakamın çok altında (%4.5) ama piyasa merkez bankasının faiz oranları hakkında karar verirken bu rakama baktığına inanmıyor (para arzı 2001’den beri hedeflenen seviyenin üzerinde seyrediyor ve o zamandan bu yana bir sürü faiz indirimi yapıldı).  Bu arada guvernörlerden Quaden, bir Belçika dergisine verdiği demecinde merkez bankasının enflasyonun hareketlenmesine izin vermeyeceği yorumunu yineledi. 

Dolar cephesinde ise gelen istihdam verileri nispeten olumluydu ama konut piyasasında yavaşlama iyiden iyiye gözükmeye başladı.  İki gün üst üste gelen olumsuz konut piyasası verileri dolara biraz baskı kuracakmış gibi oldu ama günün sonunda açıklanan ve beklenenden daha iyi gelen Chicago iş ortamı endeksi moralleri düzeltti.  Buna rağmen 2 yıllık bono getirilerinin 10 yıllıkların üzerine çıkmaya başlaması dolara olumsuz etki yapmaya devam ediyor, çünkü bu gelişme tarih boyunca gelecek olan ekonomik durgunluğun habercisi olmuş.  Bunlar yılın son iş günüde iyice sığlaşacak piyasanın mikro yorumları.

Yılın bu son yorumunda gelişmelere biraz daha makro bir gözlükten bakacak olursak, doların 2001’den beri ilk kez bir yılı değerlenerek kapattığını görüyoruz.  İşin ilginç tarafı, bu değerlenmeyi ne Warren Buffett gibi yatırım guruları ne de Deutsche Bank, UBS, Citigroup gibi döviz piyasasının büyük oyuncuları öngörebildiler (yıl sonu tahminleri 1.40 idi).  Halbuki Fed 2004 Haziran’ından başlayarak faiz oranlarını tam 13 kez artırarak %4.25’e getiriken Avrupa tek bir artışla %2.25’e, Japonya’da deflasyon kavgasında %0’a kazık çaktı.  Bu getiri farklılıkları elbette dolara yaradı ve yatırımcıları dolar varlıklara cezbetti.  10 yıllık ABD bonoları muadil Alman bonolarının %1.03 üzerinde getiri bırakıyor (bir ara %1.23’e çıkmıştı).  Japon bonolarıyla olan fark ise %3’e yaklaşıyor.  Chicago’da vadeli faiz ürünleri piyasaları şu an itibariyle %4.5’i fiyatlamış durumda ve %4.75’e %56 olasılık tanınıyor.  Fazla uzun vadeli tahminlerin tutmadığını biliyoruz ama 2006’nın ilk çeyreğinde yukarıdaki senaryonun fazla değişmeyeceğini kestirebiliriz: dolar faizleri en az çeyrek (%56 olasılıkla yarım) puan artacak, euro faizleri çeyrek puan artacak, Japon Merkez Bankası ise deflasyon ve politikacı baskısı altında kalmaya devam ederek bir artırım yapamayacak.  Bu durumda fazla değerlenmese bile doların en azından yılın ilk çeyreğinde diğer paralara karşı kuvvetli kalmaya devam edeceğini tahmin etmek herhalde en güvenli öngörü olur. 

Teknik: Artık yılın son gününde hâlâ Noel akşamlarından kalan ağrılı başlarını sıvazlamakta olan oyuncuların aktif olacaklarını beklememek gerek.  Piyasa 1.18 – 1.1885 arası sıkışık ama baskı hafiften yukarı doğru.  1.1930 civarında bekleyen satış emirleri olası yükselişi durduracak miktarda ama kırılırsa yeni hedef 1.1993 olur.   Aşağı tarafta ise 1.18 veya en kötüsünden 1.1760’ın tutması beklenmeli.  1.1760 desteği tutmazsa yıl sonundan önce sığ piyasaların abartısıyla 1.1640 test edilebilir ama bu olasılık şimdilik az.

Destek/Dirençler 

1.22
1.2172
1.20
55/83
1.1993
 
1.1930
1.1885


1.18

1.1760/70
1.17
1.1640

 
 


 

Bu sitedeki yorumlar "örnek" mahiyetindedir ve gelişigüzel olarak güncellenmektedir. Güncel yorumlar ABONELERE e-mail veya fax olarak, günlük veya haftalık bazda gönderilir.

Abonelik Koşulları                          Abonelik Formu

Diğer yorumlar için aşağıdaki linklere tıklayınız: 

GBP/USD          USD/JPY            ALTIN          

Bu yorumlar hiçbir yatırımcıya öneri niteliğinde olmayıp, bu analistin kendi bilgisi ve iyi niyeti dahilinde şahsi göruşlerinden ibarettir.  Üçüncü şahıslarin bu görüşleri esas alarak elde edebilecekleri kârlardan bir pay talep edilmediği gibi uğrayabilecekleri zararlardan da hiçbir mesuliyet kabul edilemez.  Bu yorumların üçüncü şahıslara yanlış veya eksik aksettirilmesinden doğacak ihtilaflar da bu analistin mesuliyeti altında değildir.