Türev ürünler, vadeli işlemler, opsiyonlar, opsiyon stratejileri, hedging çözümleri

Dünya Gazetesi'nde
Derecelendirme, kurumsal yönetim, risk yönetimi, ekonomi, krizler, borsalar

periyodik olarak yayımlanan
Piyasalar, teknik analiz, yorumlar, yatırım fonları, bireysel emeklilik fonları

binbir sektör yazısı




 


BORSALARDA RİSK YÖNETİMİ (3)


Ali Perşembe
11 Ağustos 2007, Dünya Gazetesi

 

Piyasada beklenti, kâr olasılığıyla ortalama kârların çarpımından zarar olasılığıyla ortalama zararın çarpımı çıkarılarak da ifade edilebilir. 

 

(Başarı Oranı x Kârlı İşlem Başına Ortalama Kâr) – ((1 – Başarı Oranı) x Zararlı İşlem Başına Ortalama Zarar)

 

Başarı Oranı = Yapılan işlemlerin %’de kaçında kâr edildiği

 

Yapacağımız işlemin sonucu başta bilinmediğine göre, her işlem belli bir miktar kazanıp veya kaybedeceğimiz bir bahistir.  Bu bahsi bir yatırım stratejisi haline dönüştürmek için istatistikî bir avantaj yaratılmalıdır.  İşte bu avantaja pozitif beklenti ismi verilir. 

 

Başarı Oranı’nın %60, Kârlı İşlem Başı Ortalama Kârın %10 ve Zararlı İşlem Başı Ortalama Zararın %4 olduğu bir örnekte:

 

Beklenti = (%60 x %10) – (%40 x %4) = %4

 

Yâni yaptığımız her işlemde %4 para kazanıyoruz (bu gazinoların yirmi bir oyununda kazandığından daha iyi bir oran).  Belki bu rakam pek yüksek durmuyor ama eğer ortalama işlem büyüklüğünüz 10.000 YTL ise işlem başı kârınız 400 YTL’ye tekabül eder.  Bu da, yılda 100 işlem yapıyorsanız 40.000 YTL kazanç demektir.  İşlem başına 10.000 YTL koyarak 40.000 YTL kazanmak hiç de küçümsenecek bir kâr değil.  Üstelik, getirimizi bileşik olarak hesaplamadık bile.

 

Buna bakarak zarar stopumuzun (işlem başı ortalama zarar) kârlı işlem başı ortalama kârımızdan daha büyük olmasına bile izin verebiliriz.  Bu durumda kâr olasılığımız pozitif olduğu müddetçe zarar stopu (işlem başı ortalama zarar) değeri akademik olmaktan ileriye gitmez.  Evet, ana risk yönetimi ilkesi, kârlı işlem başına ortalama kârımızın zararlı işlem başına ortalama zararımızdan en az iki buçuk katı (Risk/Kazanç Oranı) olmasını şart koşar ama bu kural bizim süper yatırımcılar olmadığımız ve başarı oranımızın %50’yi geçmeyeceği varsayımına dayanır.  Bu da gerçekçi ve gayet temkinli bir varsayım.  Ne var ki, başarı oranımız yüksekse bu yüksek R/K oranına gereksinim de ortadan kalkar.  Örneğin, başarı oranının %70 olduğu bir stratejide %10 zarar stopu ve %10 kâr hedefi koyarak da yukarıdaki %4 beklentiyi yakalayabiliriz:

 

Beklenti = (%70 x %10) – (%30 x %10) = %4

 

Diğer tarafta, yüksek bir R/K oranıyla veya düşük bir başarı oranıyla da aynı pozitif beklentiye ulaşabiliriz:

 

  • Kâr hedefi : %25
  • Zarar Stopu: %5
  • R/K Oranı: 5
  • Başarı Oranı: %30

 

Beklenti = (%30 x %25) – (%70 x %5) = %4

 

Eğer zaman içinde para kazanmak isteniyorsa, beklentinin pozitif olması gerekir.  Beklentisi sıfır veya negatif olan bir sistemin başarılı olmasına olanak yok.  Bu beklentiyle işlem yapmaya devam edersek işletmeyi yenemeyiz.  Yenmek için işletmenin (gazinonun) ta kendisi olmamız gerek.

 

Gazinonun hep para kazanmasının üç nedeninden bir olan “pozitif beklenti” kavramını artık anladık.  Gelelim “fırsat” kavramına. Beklentiniz ne kadar pozitif olursa olsun, eğer yeteri kadar işlem yapma fırsatı yaratamazsak yine para kazanamayız.  Yine gazino benzetmesine dönelim.  Gazino her yirmi bir elinde sadece %1 veya %2 kazanıyordur, ama saatte 30/40 el oynanır.  Eğer masada bir saat kalırsanız paranızın %40’ını kaybedersiniz.

Artık en azından kağıt üzerinde pozitif beklentisi olan bir sistem oluşturmayı biliyoruz.  %8 pozitif beklentiye sahip olan bir sistem geliştirdiğimizi düşünelim.  Bu sistem eğer yılda sadece bir sinyal (işlem) üretiyorsa yine işimize yaramaz.  Repo yapsak daha iyi.  Öte yandan, beklentisi %0,2 olan bir sisteme belki burun kıvırırız ama eğer o sistem yılda 1.000 işlem üretiyorsa 1.000 x %0,2 önemli bir meblağ oluşturacaktır.

Son olarak da “tutma süresi” kavramına göz atalım.  Para kazanmak için pozitif beklentisi olan ve bol fırsat yaratan bir sistem gerekir, ama bu süreçte paranızı kullanabilmeniz de gerek.  Eğer işlemlerinizde elde tutma süresi çok uzunsa gelen diğer fırsatları değerlendirme olanağı da ortadan kalkar.  Yatırım sermayeniz hep bağlı kalır, çünkü pozisyon kapatmak için çok uzun süre bekliyorsunuzdur. 

Gazino her elde %2.5 yapıyorsa bu koyduğunuz her 2 dolarda gazino 5 cent kazanıyor demektir.  Eğer saatte bir el oynarsanız gazino da ancak 5 cent kazanacaktır.  Eğer saatte 60 el oynarsanız, gazino 2 dolarınızı elinizden 40 dakika sonra almış olacaktır.  Diğer her koşulu eşit varsayarsak, dönüşü en hızlı olan oyun gazino için en kârlı olanıdır.  Piyasala rda aynı kurala tabidir.  100.000 TL’yi yılda 100 kez döndürmek 500.000 YTL’lik bir pozisyonda bir yıl oturmaktan daha kârlı olacaktır.  Örneğin, 500.000 bağladığınız işlemi bir yıl tutup %40 kazandığınızı düşünelim.  200.000 YTL kazandınız, nefis bir yıl.  Halbuki, 100.000 YTL’yi, %2,5 pozitif beklentiyle yılda 100 kez döndürürseniz 250.000 kazanırsınız.  Sermaye büyüdükçe işlem başına yatırdığımız miktarı da artırmadığımızı varsayıyoruz.  Üstelik, işlem başına %2,5 kâr etmek %50 kâr etmekten çok daha kolay.

Tekrar edelim.  Yatırım başarısı için para (risk) yönetimi gerekli.  Doğru risk yönetimi şu üç unsurla başlamalı:

 

  • Pozitif Beklenti (olasılıkların bizim lehimize olmasını istiyoruz)
  • Fırsat (yeteri sayıda işlem yapmak istiyoruz)
  • Tutma Süresi (çabuk dönüşümlü kârlar istiyoruz ki bileşik getiriler artsın)


Ali Perşembe


  TÜM YAZILAR

Ayrıntılar için... Ayrıntılar için bize yazın...