Türev
ürünler, vadeli işlemler, opsiyonlar, opsiyon stratejileri, hedging
çözümleriDünya Gazetesi'nde |
Derecelendirme,
kurumsal yönetim, risk yönetimi, ekonomi, krizler, borsalarperiyodik olarak yayımlanan |
Piyasalar,
teknik analiz, yorumlar, yatırım fonları, bireysel emeklilik fonlarıbinbir sektör yazısı |
|
VADELİ İŞLEMLERDE 2006 YILI RAKAMLARI YAYINLANDI
Borsalarda işlem gören türev ürünlerin 2006 yılı işlem hacmi rakamları geçen hafta açıklandı. Vadeli işlemlerin hacmi bir yıl öncesine nazaran %30 artarken opsiyon işlemlerinde de %10 artış gerçekleşti. Toplamda 12 milyar sözleşme el değiştirdi. Burada dikkat çekici gelişme, sadece bu müthiş artış oranı değil, aynı zamanda artış ivmesinin de hız kazanmaya devam etmesiydi. İşlem hacmindeki artış, 2004 yılında %4, 2005 yılında %12 idi. En müthiş işlem hacmi patlamaları, volatilitenin bütün hışmıyla hüküm sürdüğü petrol, bakır, mısır gibi emtia (mal) piyasalarında gerçekleşti. Özellikle, yatırım fonlarıyla piyasaya giren kurumsal yatırımcılar bu patlamaların arkasındaki motor oldular. Ancak, asıl hikaye Asyadaydı. Çin ve Hindistandaki ekonomik büyüme, Dalyan Emtia Borsasını (Çin) 9unculuğa, Şanghay Borsasını 16nclığa, yeni açılan Hindistan Emtia Borsasını 17nciliğe, Jengju Borsasını (Çin)18inciliğe, yine yeni açılan Hindistan Multi-Emtia Borsasını 19unculuğa yükseltiverdi. Bu beş borsada toplam 325 milyon sözleşme el değiştirdi. Her ne kadar en büyük artışlara emtia (mal) piyasalarında şahit olsak da piyasalarda işlem gören türev ürünlerin %89unu finansal ürünler (endeksler %38, faiz oranları %27 ve hisse senetleri %24) oluşturdu. Bütün dünyada hakim olan trendin salon işlemleri değil elektronik trading olduğunu ve VOBun da akıllı bir kararla bu trende uyarak bu trende ayak uydurduğunu daha önceki yazılarımda vurgulamıştım. 2006 yılındaki rakamlara bakacak olursak, bu trendin bütün hızıyla devam ettiğini, salon işlemi uygulayan borsaların bile ek olarak elektronik işlemlere izin verdiğini ve bu uygulamanın işlem hacmi artışında büyük rol oynadığını görürüz. 2006 yılının göze çarpan önemli gelişmelerinden bir tanesi de CMEnin (Chicago Mercantile Exchange) 1981 yılında Fedin ırın kırın etmesine rağmen başlattığı vadeli Eurodolar (3 aylık dolar faizi) sözleşmelerinin 25inci yılında muhteşem başarı hikayesini devam ettirmesiydi. Bu sözleşmeler bankacılık endüstrisine güven ve etkinlik getirerek bir devrim yarattı. Bugün bankalar Eurodolar sözleşmelerini kullanarak bilançolarını şişirmeden getiri eğrisi risklerini milimetrik bir isabetle yönetebiliyorlar. 2006 yılında CMEde 502 milyon sözleşme işlem gördü. Bu günde 2 milyon sözleşmeye, veya başka bir ifadeyle günde 200 trilyon dolara tekabül ediyor. Bu sözleşmedeki artışların arkasında en büyük rolü yine elektronik işlemler oynadı. Elektronik işlemler, hem borsaya ulaşımı kolaylaştırıp çok daha büyük bir kitleye hitap edebildiği gibi işlem maliyetlerini de düşürüyor. Bugün dünya vadeli işlem borsalarında öne çıkan bir başka trend de söz konusu ürünlerde en küçük fiyat adımlarının daha da küçültülerek işlem maliyetlerinin yatırımcılar, hedge yapanlar, brokerler, sanayici ve tüccarlar için daha cazip hale getirilmeye çalışılması. Yılın bir başka önemli gelişmesi de bireysel hisse senetlerinin dayanak varlık olduğu vadeli işlem sayısında artış idi. VOB da bu uygulamayı ülkemizde başlatmak için tasarladığı sözleşmelerin SPK onayından geçmesini bekliyor. Bireysel hisse senetlerinin de VOBda vadeli işlem görmeye başlamsıyla işlem hacmi bambaşka bir ivme kazanacak. Bu alanda lider olan Hindistan Ulusal Hisse Senedi Borsasının dünyanın en büyük 8nci vadeli işlem borsası haline gelmiş olması bu beklentiyi haklı çıkartıyor. Takribi 60 borsanın faaliyet gösterdiği global arenada 2006 yılının yıldızı kuşkusuz dünya beşinciliğine yükselen Meksika idi. Dikkat çeken diğerleri arasında 11inciliğe yükselen Güney Afrika ve yılın en büyük artışını gerçekleştiren (%274) Türkiyeyi de sayabiliriz. Hem vadeli işlem hem de opsiyonlar baz alındığında, işlem gören sözleşme sayısı açısından 2006 yılının işlem hacmi tablosunun başını geçen yıl olduğu gibi yine Kore Borsası çekiyor (2.47 milyar sözleşme). İkincilik koltuğunda, Alman ve İsviçre borsalarının birleşmesiyle oluşturulan ve Avrupanın en büyük borsası olan Eurex var (1.53 milyar sözleşme). Üçüncülükte ise CME (Chicago Mercantile Exchange) var. VOB, 2006 yılında 6.85 milyon sözleşmeyle bu tabloya ilk kez 46ncılıktan katıldı. VOBda henüz opsiyonlar işlem görmüyor. Dünya işlem hacmi sıralamasını opsiyonları çıkartıp sadece vadeli işlem işlemler bazında yaparsak, Türkiye 60 borsa arasında listeye 36ncı olarak katılmış durumda. Bu elbette çok büyük bir başarı. Bu başarının arkasında VOBun etkin ve pratik yasal ve düzenlemeler, getirilen vergi kolaylığı, elektronik ve uzaktan erişim, küçük ebatlı sözleşmeler, nakdi uzlaşma gibi alanlarda küresel trend ve gelişmelere uyarak son derece doğru hareket etmiş olması yatıyor. VOBun devler arasında boy göstermesi için diğer trendlere de göz atmakta yarar var. Bugün işlem hacmini artırıcı en önemli etkenler arasında işlem maliyetleri ve kaldıraç oranı gösteriliyor. Dolayısıyla, işlem maliyetini düşürücü en önemli unsur olan en küçük fiyat adımlarının alım satım fiyatı farklarını daha da azaltacak şekilde küçültülmesi ve kaldıraç oranını daha cazip hale getirmek için teminat oranlarının aşamalı olarak azaltılması VOBun gelecek için göz önünde bulundurabileceği silahlar. İşlem hacminin bu şekilde artırılması, sadece yatırımcıların değil, aynı zamanda VOB hissedarlarının ve aracı kurumların da getirilerini olumlu şekilde etkileyecektir. İyileştirme gereken diğer alanlar arasında, hem her ülkede en hacimli sözleşmeler olarak göze çarpan bono, hem de bu ülkenin çapa ürünleri olan altın ve tarım ürünleri sözleşmelerinin bir yandan tasarım bacağında diğer yandan da fiziki bono/tahvil ve tarım piyasalarında yapılabilecek yapısal iyileştirmelerle aktif hale getirilmesi; borsa vizyonunun perspektifini biraz daha geniş açıya yayarak uluslararası borsalarla çeşitli işbirliği formülleri aranması; ve etkin eğitim ve tanıtım faaliyetleri ile borsanın kısıtlı bir zümrenin tekeline bırakılmadan sokağa kadar indirebilmesi de listeye alınmalıdır. Ali Perşembe |
Ayrıntılar için bize yazın...
|