Türev
ürünler, vadeli işlemler, opsiyonlar, opsiyon stratejileri, hedging
çözümleriDünya Gazetesi'nde |
Derecelendirme,
kurumsal yönetim, risk yönetimi, ekonomi, krizler, borsalarperiyodik olarak yayımlanan |
Piyasalar,
teknik analiz, yorumlar, yatırım fonları, bireysel emeklilik fonlarıbinbir sektör yazısı |
|
Ali Perşembe Çin bugün dünyanın en hızlı büyüyen büyük ekonomisi. Son 25 yıldır, yılda ortalama %9 büyüyor. Dünya ekonomi tarihinde eşi benzeri yok. Bu süre içinde Çin dünya üretiminin %2den azını gerçekleştirirken bugün bu oranı %7ye getirdi. 1980 yılından bu yana ihracatını yediye katladı. Aynı sürede global ticaretin büyümesi sadece iki kat oldu. Çin bu ihracat mucizesini çok büyük miktarlarda direkt yabancı yatırım cezbederek (650 milyar dolar) ve ekonomisini global ekonomiye entegre ederek gerçekleştirdi. Bugün Çin, ABD ve Almanyadan sonra dünyanın üçüncü büyük ihracatçısı. Cari büyüme oranlarında üç yıl içinde birinciliğe çıkabilir. Çin 2006 yılının son çeyreğinde finansal ve risk yönetimi piyasalarında cesur bir adım atarak Şanghayda ülkenin ilk finansal türev ürünler borsasını açtı (CFFEX). Çinde Şanghay ve Şenzende olmak üzere iki hisse senedi borsası varken Dalyan, Şanghay ve Jengjuda da üç vadeli işlem borsası var. Bu borsalar 1990lı yıllardan beri faaliyette ve bakır, fueloil, soya fasulyesi, mısır, şeker ve buğday gibi emtia ürünlerine ev sahipliği yapıyorlar. Toplam 2006 işlem hacminin 200 milyon sözleşmeyi geçmiş olması bekleniyor. 2000 yılında bu rakam 27 milyon idi. Bugün 183 aracı kurum ve destek hizmetleri firması faaliyette. Türev piyasaların Çindeki gelişimi pek de pürüzsüz olmadı. 1990lı yıllarda 50 kadar borsa mantar gibi üredi ve düzenleyici otoritenin yokluğunda piyasa manipülasyonu ve içerdekilerin ticareti ile sektör altüst oldu ve çok kan döküldü. 1994 yılında hüküet frene bastı ve bu borsaların yarısını kapatıp diğerlerini de birleştirdi. 1995 yılında Çinin vadeli işlem borsalarında gerçekleştirdiği işlem hacmi 1.2 trilyon dolar idi. Bir karşılaştırma yapacak olursak bu rakamın muazzamlığı ortaya daha da net çıkar. O yıl Hindistan hisse senedi borsasının işlem hacmi 180 milyar dolardı. Mantar gibi biten bu 50 borsanın oluşturduğu kaostan, kötü yönetilen ve düzenleyici otoritenin zayıf kaldığı ülkelerde türev piyasaların zıvanadan çıkacağı dersleri çıktı. Çin bu deneyimle piyasa katılımcılarının, düzenleyicilerinin ve çalışanlarının daha büyük know-how kazanmasını sağladı ve bugün türev piyasalarda bir çok ülkenin önüne çıktı. Geçtiğimiz yıl, finansal türev ürünlerin hangi borsada işlem göreceği yolunda rekabet acımasız oldu. Özellikle hisse senedi endeksine dayalı vadeli sözleşmenin bir başarı hikâyesi olacağı belliydi ve tüm mevcut borsalar bu sözleşmenin sahibi olmak istedi. 1990lı yılların kötü hatıraları hâlâ akıllardayken, düzenleyici otorite (Çin SPKsı) neyin nerede işlem göreceğini çok sıkı kontrol ediyordu. Sonunda kurnazca bir uzlaşmaya varıldı ve CFFEX oluşturularak diğer beş borsa bu borsaya eşit ortak edildi (%20 pay). CFFEXin üyelik yapısı batı ülkelerindekinin benzeri. Yabancı firmalar direkt üye olamıyor ama yerel firmalarla ortak olarak (%49 hisseye kadar) işlem yapabiliyorlar. Bugüne kadar bu adımı atan tek firma Hollandalı ABN Amro Bankası oldu. Çinde ikâmet izni olmayanlar vadeli işlem yapamıyorlar ama piyasanın yavaş yavaş daha da serbestleştirilmesi yolunda adımlar atılacağı hakkında herkes görüş birliğinde. CFFEXte işlem görecek ilk sözleşme hisse endeksi olacak. Dayanak varlık olarak, hem hisse senetleri piyasasının tamamını iyi temsil edecek hem de manipülasyona dayanıklı bir endeks arayışında Şanghay-Şenzen 300 (veya Huşen 300) endeksi seçildi. Huşen 300 Nisan 2005te oluşturulmuştu ve A hisselerini ihtiva eden kapitalizasyon ağırlıklı bir endeks. Çinde A hisselerini sadece yerliler alıp satabiliyorlar. Sadece yabancılar sayıları daha az olan B hisselerinde işlem yapabilirler. Yıl sonunda endeksin kapitalizasyonu takribi 450 milyar dolardı ki bu oran Şanghay ve Şenzen borsalarının %67sini kapsıyor. Endeksin piyasaya olan korelasyonu da hayli yüksek (0.978). Bu oran bugün dünyadaki hemen hemen tüm hisse senedi endekslerinden daha yüksek. Sözleşmenin ebadı biraz büyük. Bugünkü seviyelerde bir endeks sözleşmesinin takribi değeri 90,000 dolar. Günlük fiyat limitleri VOBdaki gibi %10 ama %6lık bir oynamadan sonra işlemlere 10 dakikalık bir ara veriliyor. Teminatları ise bizdekinden biraz daha düşük (%8). Çinde hisse senetlerinin ödünç alınıp verilmesi üzerindeki yasaklar geçen yıl kaldırıldı ama hem ödünç işlemleri hem de açığa satış düzenleyici otorite kuralların yazımını bitirene dek yapılamyacak. Bunun ne zaman sonuçlanacağını henüz kimse bilmiyor. Bu durum elbette açığa satılabilir bir endeks sözleşmesinin önemini çok daha artırıyor ama vadeli sözleşmelerin değerleri ağır basan açığa satışlarla iskontolu işlem görürse bu da vadeli işlem piyasalarını daha da etkin kılan arbitraj müessesesini zedeleyecek. Borsa yöneticileri 2007 yılı içinde döviz ve bono sözleşmelerinin de devreye gireceğini söylüyorlar. Asya borsaları 2006da altın bir yıl yaşadılar. Hindistanda ana hisse senedi endeksinin işlem gördüğü borsada (Ulusal Hindistan Hisse Senetleri Borsası) işlem hacmi son 12 ayda %66 artarken emtiaların işlem gördüğü borsada (Hindistan Multi Mal Borsası) artış oranı %151 oldu. Yeni Zelanda, Malezya, Hong Kong, Şanghay, Jengju, Dalyan, Singapur gibi borsalardaki artışlarda etkileyici idi. Tokyo Vadeli Finansal İşlemler Borsasındaki artışlar %245i bulurken hemen hemen tüm diğer Japon emtia borsaları işlem hacimlerinden ortalama %70 kayıplar yaşadılar. Bizim kendi VOBumuzda da endeks (İMKB30) ve döviz sözleşmeleri de müthiş ilerleme kaydetti. İMKB 30 bir yıl önce günde takribi 1,000 sözleşme işlem görürken bu rakam bugün 14,000e çıktı. Dolar sözleşmesi ise geçen yılın işlem hacmini tam ikiye katladı (bugün günde 20,000 sözleşmenin üzerinde). Ne yazık ki, tahvil, altın ve tarım ürünlerinde çocuk daha doğamadı. Ali Perşembe |
Ayrıntılar için bize yazın...
|