REEL PİYASA NE DEMEK?
Ali Perşembe
13 Eylül 2008,
Dünya Gazetesi
Finans piyasaları, rant ekonomisi, reel sektör, sanayici, tüccar, üretici, türev piyasalar, borç piyasaları gibi tanımlayıcı tabirlerin günümüzde ağırlığı gittikçe hafiflemekte. Artık bu tanımlar gittikçe birbirlerinin içine giriyorlar. Sanayicinin ürettiği ürünün içine teknolojinin, pazarlama yöntemlerinin, üretim tesislerinin verimliliğinin ve rekabetçi fiyatın girdiği kadar sanayicinin üretimini nasıl finanse ettiği, faiz ve kur gibi risklerini nasıl yönettiği ve bunları yönetirken finans piyasalarında hangi ürünleri, nasıl kullandığı da giriyor. Anlatmak istediğim artık piyasaların finans piyasaları ve reel piyasalar diye mutlak bir ayırıma tutulmasının artık iyice gereksiz hale geldiğiliği. Aslında bunların ayrı tutulması bir eksiklik yaratıyor. En son teknoloji, en düşük mliyetler ve etkin pazarlama yöntemleriyle üretilip satılan bir ürünün başarısı sadece bu unsurlara değil aynı zamanda ürüne girdi teşkil eden finans piyasası işlemlerinin iyi yönetilmesine de bağlı.
Aynı süreci dünya mal piyasalarının işleyişinde de izliyoruz. Bakırın, pamuğun, petrolün fiyatını belirleyen unsurlar arasında arz/talep koşulları, üretim teknikleri ve insan kaynakları ne kadar önem taşıyorsa bu ürünler için etkin piyasalar oluşturmada büyük bir rol oynayıp likidite sağlayan spekülatörler de aynı önemi taşıyorlar. Artık petrolün fiyatını sadece rezervler, karteller, kasırgalar ve dünya talebi değil aynı zamanda petrolle hiçbir ticari ilişkisi olmayan spekülatörlerin hareketleri de belirliyor.
Dolayısıyla, artık reel piyasalara karşı finans piyasaları kutuplaşmasını ifade etmek tamamen abesle iştigal etmek demek.
Örneğin, dünya petrol piyasasının kalbinin attığı NYMEXin (New York Ticaret Borsası) Temmuz ayındaki toplam açık pozisyonlarının %11i tek bir uluslarası şirkete aitti. Vitol Group isimli bu İsviçre şirketinin asıl iştigal alanı sanayi şirketlerine petrol ve enerji gereksinimlerini karşılamada yardımcı olmak ama öyle görülüyor ki Vitolün asıl yaptığı iş borsalarda petrol spekülasyonu yaparak kâr elde etmek. Wall Street Journalın raporuna göre Vitolün açık pozisyon miktarı 6 Haziranda 57,7 milyon varildi. Bu miktar A.B.D.nin günlük tüketiminin üç misli. O gün petrol fiyatları 11 dolar fırlayarak 138,54 dolara ulaşmıştı. Vitolün elinde bulunan sözleşmelerinin değeri 8 milyar dolardı. Vitol mevcut düzenlemeler ve borsa uygulamalarının el verdiği miktarda kaldıraç kullanarak bu pozisyonu alabilmişti. Vitolün yaptığı iş ne yasalara ne da ahlâğa aykırı. Hiç kimse şirketini para kaybetmek veya daha iyi fırsatlar varken daha az para kazanmak için kurmaz. Dolayısıyla, petrol fiyatlarının aşırı yükseldiğinden ve bu yükselmenin sorumlusunun spekülatörler olduğundan sızlanan üreticiler, kullanıcılar ve düzenleyici devlet otoriteleri işin püf noktasını kaçırıyorlar. Artık reel (her ne demekse) petrol piyasasıyla spekülatif petrol piyasasının birbirlerinin ayrılmaz parçası haline geldiğini anlamakta zorluk çektikleri için bu süreci finans piyasalarını kullanarak yönetmekte geri kalıyorlar. Bu da devamlı ağlayıp sızlamalarına yol açıyor.
Üretici ve kullanıcılar sızlanacaklarına bu volatiliteyi yönetecek ve risklerini asgariye indirecek yöntem ve ürünleri kullanmak zorunda olduklarını artık anlamalılar. Bu ürün ve yöntemler de yine sadece finans piyasalarında mevcut. Finans piyasalarıyla reel piyasayı ayrı kefelere koyarak ticari varlığı korumaya çalışmak artık olanaksız hale geldi. Aynı şekilde piyasaları düzenleyici otoriteler ve yasa yapıcılar da bu sürecin karşı gelinmez bir süreç olduğunu idrak edip kendilerine verilen kamu yararına hareket etme görevinde neyin kamu yararına olup neyin olmadığının yanıtını reel piyasalar/spekülatif piyasalar ayırımında aramaktan vazgeçmeliler.
Eğer piyasa katılımcıları bu iki piyasanın artık birbirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu idrak edip ona göre hareket etmeye başlarsa düzenleyici otoritenin görevi de hafifleyecek ve reel piyasayı finans piyasalarından korumak gibi fuzulî bir uğraş işine gireceklerine bu ortak bütünde işlemlerin adil ve şeffaf bir biçimde yapılmasını sağlama amacına daha rahat odaklanacaklar.
Bu amaca yönelik en önemli gereksinimlerden bir tanesi mal borsalarında açık pozisyon sayısını izlemek ve belli bir bireyin, şirkerin veya grubun piyasayı manipüle edebilecek büyüklükte açık pozisyon taşımasını engelleyici önlemler oluşturmak. 1980 yılının gümüş piyasalarının Teksaslı Hunt biraderleri, 1990 yılının soya fasulyesi piyasasının Sicilyalı Ferruzi ailesi, Baring Bankasının arsız delkanlısı Nick Leesonı gibi örnekler günümüz borsalarına olası riskleri çoktan tanıttı. Bugün kaldıraçlı türev ürünlerin işlem gördüğü bütün borsalarda pozsiyon limitleri yürürlükte. Aynı şekilde bizim VOBumuzda da benzer uygulamalar var. Piyasa katılımcıları sınırsız sayıda açık pozisyon taşımakta serbest değiller. Elbette adilliği ve şeffaflığı sağlayacak tek önlem pozisyon limitleri değil. Ancak hem piyasa katılımcıları hem de düzenleyici otorite reel piyasaların finans piyasalarından zarar gördüğü kannatine sahip olduğu müddetçe amaca giden yolda yanlış sapaklara girmeye mahkum olmaya devam edecekler.