KUR RİSKİNE KARŞI KORUNMADA OPSİYONLARIN ROLÜ - 2
Ali Perşembe
30 Ağustos 2008,
Dünya Gazetesi
Bir önceki yazımda ülkemizin ilginç finans tarihini yazan önemli gelişmeler arasında baş rolü Türk parasının diğer para birimlerine karşı geçirdiği evrelerin oynadığından, ihracatçımızın hem 1978 yılından sonra hızlanan ve devamlı hale gelen devalüasyonlar hem hedge araçlarının mevzuat ve uygulama zorlukları hem de bu araçların varlığından haberi olmamaları nedenleriyle kur riskine karşı korunmaya karşı çekimser kaldığından bahsetmiştim. 2001 yılından sonra konjonktür tamamen değişmiş, bu kez ithalatçı devamlı değer kazanan Türk Lirası karşısında kur riskine karşı korunmayı sadece maliyet yaratan bir uygulama olarak görmüştü. Bu roller değişirken, 2001 yılına kadar ithalatçı, 2001 yılından sonra da ihracatçı bir yandan doların veya Türk Lirasının aşırı değer kazandığından devamlı yakınırken öte yandan da kur riskine karşı korunma araçlarını kullanma seçeneğini göz ardı etti.
Bu göz ardı edişin arkasında yatan önemli nedenleri de beş başlık altında özetlemiştim:
1) Türk insanının risklere karşı korunma alışkanlığının olmaması,
2) Bir kesim reel sektör aktörünün zaten hedge edecek bir kârının olmaması,
3) Kur riskine karşı korunmamanın sonucunda ortaya çıkan zararı realize etmemek için yasal ve etik olmayan çıkış yollarının aranabilmesi,
4) Özellikle volatilite yüzünden ülkemizde hedging maliyetinin yüksek olması ve
5) Hedge araçlarının varlığından haberdar olmamak.
Artık hem risklere karşı korunmadan günümüz piyasalarında faaliyet göstermek hem de korunmamanın sonucunda ortaya çıkan zarardan kaçabilmek çok güç. Dolayısıyla, sanayici, üretici, tüccar, ihracatçı ve ithalatçı kesimlerin hem bu mantalite devrimini yapıp korunma araçlarını kullanmaya alışması hem de piyasada hangi korunma araçları olduğunu ve bunların nasıl kullanılabileceğini borsalardan ve bankalardan ayrıntılarıyla öğrenmesi gerek. Bu da bizi yukarıda saydığım korunmama nedenleri arasında sadece teknik bir neden olan maliyet unsuru ile başbaşa bırakıyor.
Bu maliyet iki türlü karşımıza çıkıyor. İlki yine mantalite sakatlığı. Kur riskine karşı korunmayı seçmek isteyen kurum kurun sabitlenmesi ve dolayısıyla piyasanın sunacağı olası piyangodan da feragat etmiş olmayı artık kabullenmeli. Aksi takdirde rahat uyuyamayacak ve büyük zarar edebilecek. Artık kurumlarımızın bu mantalite sakatlığından kurtulması gerek. Maliyet unsurunun ikinci türü teknik. Ülkemizde volatilite yüksek olduğundan dolayı özellikle opsiyonlarla korunma pahalı, yüksek volatilite opsiyon primlerini yükseltiyor.
Ancak bugün bankalarımız kur risklerine karşı korunma arayan kurumlarımıza sıfır maliyetli veya maliyetleri azaltılmış opsiyonlar sunabiliyorlar. Bu ürünler arasında Türkiyede bugün hemen her bankanın sunabildiği üç farklı ürün dikkati çekiyor. Bunların hepsi vanilya opsiyonlar diye adlandırılan opsiyon pozisyonlarının birkaçının birlikte kullanılmasıyla yapılandırılan ve egzotik olarak adlandırılan opsiyon ürünleri.
Burada bu opsiyonların nasıl çalıştığı hakkında ayrıntılı açıklama yapacak kadar yer yok, ancak bu üç ürünü kısaca şöyle özetleyebiliriz:
a) Martı:
Martı opsiyonları, ihracatçılar için zararda bir CALL ve zararda bir PUT opsiyonu satın alımıyla birlikte aynı anda başabaş bir CALL satımından oluşuyor. İthalatçılar içinse zararda bir CALL ve zararda bir PUT opsiyonu satın alımıyla birlikte aynı anda başabaş bir PUT satımından oluşuyor.
b) Range Forward:
Range Forward opsiyonları, ihracatçılar için zararda bir CALL opsiyonu satımı ve zararda bir PUT opsiyonu satın alımından oluşuyor. İthalatçılar ise zararda bir CALL satın alırken zararda bir PUT opsiyonu satıyorlar.
c) Participating Forward:
Participating Forward opsiyonları, ihracatçılar için zararda bir PUT opsiyonu satın alımıyla karda ama daha az miktarda CALL opsiyonu satımından oluşuyor. İthalatçılar ise zararda bir CALL satın alırken karda ama daha az miktarda PUT opsiyonu satıyorlar.
Her üç türde de banka kullanım fiyatlarını, satın alınan opsiynoların primini satılan opsiyonlardan tahsil edilen primle karşılayacak şekilde ayarladığı için kullanacak kurum için kur riskine karşı korunma sağlanırken ortaya hiçbir maliyet çıkmıyor. Kurumlarımız bu korunma araçlarının ayrıntılarını bankalarında sorgulamalılar. Alternatif olarak bana yazarak da bilgi edinebilirsiniz.