EMTİA FİYATLARINDA ZİRVEYİ GÖRDÜK MÜ?

Ali Perşembe
16 Eylül 2006, Dünya Gazetesi

Petrolden tutun altına, sanayi madenlerinden tarım ürünlerine kadar, emtia fiyatlarında son 5 yıldır süregelen yukarı trendin sonuna geldiğimize dair işaretler artıyor.  Küresel büyümenin yavaşladığına ve genel talep seviyesinin daraldığına işaret eden rakamlar ardı ardına gelmeye başladılar.  Özellikle metal ve enerji piyasalarında balonun patlamak üzere olduğunu söyleyenlerin sayısı gittikçe artıyor.

Reuters/Jefferies CRB Futures Price Endeksi ve Goldman Sachs Commodity Endeksi gibi dünya emtia fiyatlarının nabzını ölçen ana emtia fiyat endeksleri geçtiğimiz haftalarda gördükleri zirvelerden %10 kayıp verdiler.  Altın haftalardır ilk kez 600 doların altına indi.  Şeker fiyatları Şubat ayı zirvesine nazaran %40 aşağıda.  Soya kompleksi Temmuz ayında çıktığı tepelerden %15 kaybetti.  Petrol kış aylarına girmemize rağmen balonunu patlattı, 65 dolar seviyesini gördü.  Emtia fonu yöneticilerinin hızlanan kaçışını seyredenler varil başına 50 (hatta 40) doları göreceğimizi bile konuşmaya başladılar.  Bakır parıldaması da yerini paslı 340 dolara bıraktı.

Ham petrol ve doğal gaz fiyatlarının 2007 yılına girerken küresel makroekonomik yumuşamaya paralel olarak daha da gevşemesi bekleniyor.  Arz tarafı hâlâ kuvvetli.  OPEC’in hâlâ günlük 2 milyon varil yedek kapasitesi mevcut.  A.B.D. Enerji Bakanlığı verilerine göre stoklar 1998 yılından beri en yüksek düzeyine eriştiler.  Alaska, Irak, Nijerya petrol üretiminde aksamalar, terörizm ve yöresel savaşların etkileri, İran nükleer enerji çıkmazı, kasırgalar ve gerçek rafineri kıtlığı derken şişen enerji fiyatları için beklentiler önümüzdeki aylar için çok daha muhafazakâr.

Son haftalardaki düşüşten etkilenen (özellikle aşırı kaldıraç kullananlar) emtia fonu yöneticileri artık taze kayıplar yazmak istemediklerinden kaçışı hızlandırdılar.  Sektörden hergün milyonlarca dolar çıkıyor.

Küresel emtia fiyatlarındaki gerilemenin nedenleri arasında, haklı veya haksız olarak yaratılan bu şişikliği, sıkışan emtia fonlarının çıkışı hızlandırmalarını ve en önemlisi küresel ekonomik büyümede beklenen yavaşlamayı sayabiliriz.  A.B.D. ekonomisi, aylardır amansızca yükseltilen faiz oranlarının etksini yavaş yavaş hissetmeye başlayıp yavaşlayacak gibi gözüküyor.  Ekonomiyi geçmiş yıllarda körükleyen konut piyasası duruldu.  Yüksek enerji fiyatlarının olumsuz etkisi de daha sürecek.  Fed enflasyon karşıtı duruşunu sürdüreceğini teyit ediyor ama yıl sonuna kadar faiz oranlarında çoğunluk bir değişiklik beklemiyor.  Hatta 2007 yılında indirim bekleyenlerin sayısı gittikçe artıyor (%1?).

Avrupa ve Çin için öngörülen büyüme rakamları genellikle 2006 yılını yansıtıyor.  Emtia balonunu geçtiğimiz iki yıl içinde asıl şişiren Çin ve Hindistan’da gerçekleşen etkileyici performansın tüm emtia piyasalarında yarattığı talep fazlası idi.  2007 yılında aynı performans beklenmiyor.  Merkez bankaları bu ülkelerde baş göstermesinden korkulan yüksek enflasyon senaryosuna karşı tetikte kalacaktır.  Bu durumda emtia piyasalarında aynı talep patlamasını beklemek pek doğru olmaz.

Madalyonun öbür yüzünde küresel ekonominin bu yıl %5 büyümüş olacağını ve büyümenin 2007 yılında da kuvvetli kalacağını savunanlar var.  Bu cephe, küresel emtia fiyat seviyesinde bir düzeltme başlamış olduğunu kabul ediyor ama bunun bir ayı piyasasına dönüşmeyeceğini, aksine yeni yılda makro göstergelerin tekrar toparlanmasıyla talebin ve dolayısıyla fiyatların tekrar yukarı trende gireceğini iddia ediyor.  Mevcut küresel ekonomik koşulların 1980’lerdeki enflasyonist ortam veya 1990’lardaki teknoloji ve internet balonu gibi dengesizlikler yaratmadığını düşünürsek bunda haklı olabilirler. 

Bir de son iki yıldır neredeyse vurgun vuran emtia fonlarındaki paranın alternatif olarak hangi piyasalara gideceği sorusu var.  İki yıldır dolar bazında çift haneli getirilere alılşmış olan bu para için ne sabit getirili menkul kıymet faiz oranları cazip ne de hisse senedi piyasalarında dişe değer bir kıpırdanma var.  Bu durumda, emtia fiyatlarındaki düzeltme işlevini tamamlayınca tekrar yukarı dönüş başlayabilir.

Aynı zamanda emtia piyasasının sermaye piyasalarından farklı olduğunu da akıldan çıkarmamak gerek.  Emtia piyasalarında çok daha belirgin döngüsellik özelliği bulunur.  Bir boğa piyasasının 10 – 15 yıl sürdüğü az rastlanan bir olgu değildir.  Bu bağlamda %15 - %50 arasında düzeltmeler büyük resmi bozmaz.  Üstelik Hindistan ve Çin’den kaynaklanan o müthiş talep patlaması, küresel ekonomide beklenen yavaşlamadan etkilenmeyecekse önümüzdeki ayların emtia piyasalarında alım fırsatları yaratacağı görüşü dikkate alınması gereken bir görüş haline gelecektir.

Sonuçta yatırımcılar portföylerinin en azından bir kısmını emtia fonlarında değerlendirip değerlendirmeme kararını yukarıda unsurları değerlendirerek verecekler.  Bu aşamada bildiğimiz sadece iki gelişme var: Bir aşağı düzeltme var ve kısa/orta vadede devam etmesi bekleniyor (ama bunun orta/uzun vadeli bir düzeltme olarak mı kalacağını, yoksa bir ayı piyasasına mı dönüşeceğini bilmiyoruz) ve emtia piyasalarında volatilite bütün hışmıyla devam edecek.