OPSİYONLAR ANADOLUDAN MI ÇIKTI?
Ali Perşembe
10 Mayıs 2008,
Dünya Gazetesi
Milattan 3.000 yıl önce Sümerlerin tahıl ve madenleri kullanarak borçlanma sistemleri oluşturduklarını, eski Çin, Mısır ve Hindistanda faal emtia piyasaları olduğunu ve bu piyasalar hakkında yazılı kurallar bulunduğunu, eski Yunan medeniyetinin site-devletlerinde piyasa manipülasyonunun önlenmesine dair yasalar çıkartıldığını, Roma devrinde belirli ürünler üzerinde uzmanlaşan ve Fora Vedalia ismiyle anılan ticaret borsaları olduğunu biliyoruz. Ancak türev ürünlerin tohumlarının Anadoluda atıldığını biliyor muydunuz?
HARRAN
1512 yılında Pontif II. Julius o enfes Aziz Peter Bazilikasının tasarımcısı, ünlü rönesans mimarı Bramanteyi Vatikan papalık sarayının sundurmalarını inşa etmek üzere bir emirnameyle görevlendirir. Ancak iki yıl sonra hem Papa hem de Bramante ölüverince başa geçen yeni Papa X. Leo işi, o sırada Sistin Kilisesinin süslemelerini çizmekte olan Mikelanjın birkaç koridor ilerisinde duvar örtüleri bezeyen Urbinolu ressam Rafaele (Raffaello Sanzio, 1483 1520) verir. Kendi doğum gününde ölen (37 yaşında) o özel kullardan biri olan Rafael birinci katı tamamlar ve ikinci katı tamamen kendi yaratıcılığıyla tasarlar. Sundurmanın kemerlerini, sütunlarını ve duvarlarını Eski Ahitten esinlendiği dini hikâyelerin freskleriyle donatır. Rafaelin İncili diye de anılan bu freskler, kümeler dolusu figürler, kinayeler ve alegorilerle bezenmiş klasik festonlar, grotesk süslemeler ve sıva kabartmalardan oluşur. İşte Papa X. Leonun sundurmalarının ikinci katındaki bu şahaserlerin arasındaki fresklerden bir tanesi, türev ürünler tarihini milattan önce 1700li yıllardan başlatır. Altıncı tonozdaki freskte İncilin Yaratılış kitabının 29. bölümünde olan bitenler resmedilmektedir.
29. bölüm, Mezopotamyadaki kuraklıktan kuzeye kaçışı anlatır. Kaçanlardan Yakup Harrana vardığında kuyu başındaki çobanlara dayısı Lavan'ı sorarken Lavanın kızı Rahel ile karşılaşır ve oracıkta kıza vurulur. Akşama Lavan, Yakupu evine kabul eder ve kuraklık geçene kadar Yakup, Lavanın tarlasında çalışmaya başlar. Bir ay sonra Yakup Lavandan kızı Raheli istediğinde karşılığında yedi yıl hizmet etmesi gerektiğini öğrenir. Aşk yedi yılı göz açıp kapayıncaya kadar geçirir. Ancak, büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez diyen Lavan, Yakupa önce küçük kızı Leayı verir ve Rahel için bir yedi yıl daha çalışması gerektiğini söyler. Çokeşliliğin normal olduğu o dönemde Yakup bir hafta sonra Raheli de alır ama yedi yıl daha hizmet verir.
O tarihlerde Black, Scholes ve Merton gibi opsiyon dehalarının genleri henüz şekillenmeye bile başlamamıştı ama Yakupun yaptığı opsiyon almaktan başka bir şey değildi. Yakup, Rahelle (dayanak varlık) evlenme opsiyonunu satın almıştı (Avrupa tipi) ve bedel olarak da (opsiyonun primi) yedi yıl (opsiyonun vadesi) çalışmayı taahhüt etmişti. Ne var ki Lavan Büyük kız dururken küçük kız evlendirilmez," diyerek bu taahhüdünü yerine getirmedi (temerrüt) ve teslimat olarak Raheli değil büyük kızı Leayı verdi. Ne yazık ki, o zamanlar ne bir sermaye piyasası kanunu ne de kurulu vardı. Dolayısıyla Yakup Lavanı dava edemedi. Üstelik Lea ile evlenip daha sonra Raheli elde edebilmek için bir yedi yıl daha çalışmaya razı olarak bir opsiyon daha satın aldı. Lavan bu kez doğru teslimatı yaptı. Lavan herhalde dünya finans tarihinin ilk temerrüde düşen opsiyon satıcısıdır.
DİDİM
1100 yıl sonra Didimde daha çarpıcı kanıtlar var. O zamanlar Didim yok. Menderes ırmağının yığdığı alüvyonlarla bugün denizden yaklaşık sekiz kilometre içerde kalan, ancak o zamanlarda İyonyalıların en büyük liman şehri olan Milet var. Eski Yunan İmparatorluğu'nun önemli bir ticaret merkezi ve Tanrı Apollo'nun evi. Milette batı felsefesinin ilk filozoflarından ve aynı zamanda matematikçi olan Tales yaşıyor.
Talesin öğretilerini, Antik Yunan felsefesinin en önemli ismi Aristo kaleme almış. M.Ö. 580 yılının kışında, fukaralığı başına vuran Tales, astronomi bilgisine dayanarak gelecek zeytin rekoltesinin (sonbahar) iyi olacağı kanaatine varır ve toplayabildiği az miktar parayı teminat olarak yatırarak Milet (Didim) ve Sakız Adasındaki zeytin sıkım preslerinin hasat zamanında belli bir kirayla kullanım hakkını satın alır. Bu hak için fazla bir miktar ödemek zorunda kalmaz, çünkü zaten kış aylarında preslere talep hiç yoktur. Rekoltenin iyi veya kötü gerçekleşeceğini kimse bilmekmektedir. Aslında Talesin girdiği bu anlaşmanın en önemli özelliği, rekoltenin nasıl gerçekleşeceği hakkında doğru bir tahminde bulunma zorunluluğunda olmamasıdır. Verdiği teminat, ona presleri kullanım hakkını tanımaktadır, yükümlülüğünü değil. Eğer rekolte iyi çıkarsa bu hakkını kullanacak ve preslere talep artmış olacağından yüksek fiyatla kiralayarak bir servet kazanacaktır. Rekoltenin kötü çıkması halinde ise presleri kiralamaktan vazgeçecek ve verdiği küçük miktar teminat yanacaktır. Bu bir satın alım (call) opsiyonundan başka bir şey değildir! Dayanak varlık ise gerçekleşecek olan zeytin rekoltesinin büyüklüğüdür. Rekolte ne kadar iyi çıkarsa, opsiyonun değeri de o kadar yükselir. Opsiyonun fiyatı (primi) ödenen teminat, vadesi de hasat zamanıdır.
Nitekim, hasat zamanı rekolte çok iyi çıkar. Sıkım preslerine olan talep aniden patlar ve Milet ve Sakız piyasasında neredeyse bir monopoli yaratmış olan Tales presleri istediği fiyatlardan (kullanım fiyatı) kiralayarak zengin olur.
Harran ve Didimden sevgilerle! Batıya her şeyi biz mi öğreteceğiz?