VADELİ HİSSE SENETLERİ (VHS)


Ali Perşembe
14 Aralık 2007, Dünya Gazetesi

Vadeli hisse senetleri, piyasalar jargonunda İngilizce “Single Stock Futures” kelimelerinin kısaltması olan SSF ibaresiyle anılırlar.  Bizim de VHS’ler olarak kısaltabileceğimiz Vadeli Hisse Senetleri aslında bir şirketin hisse senetlerini dayanak varlık olarak alan vadeli sözleşmelerdir.  İşlem gördükleri organize vadeli işlem borsasının belirlediği sözleşme özelliklerine bağlı olarak, belli sayıda hisse senedinin ileriki bir tarihte teslimatının yapılacağı üzerine bir anlaşmadırlar.  Örneğin, Nisan vadeli iki sözleşme Ereğli sözleşmesi satın alan yatırımcı, vadesi geldiğinde satışı yapandan 200 adet hisse senedini devralacaktır.  Bugün dünyada işlem gören VHS’lerin çoğunda sözleşme ebadı 1 sözleşme = 100 hisse senedi olarak belirlenmiş olsa da bu sözleşme ebadı borsadan borsaya, ülkeden ülkeye farklılıklar gösterebilmektedir.  Farklılık gösterebilecek bir başka sözleşme özelliği de uzlaşma tarzıdır.  Bu uzlaşma, ya vade sonunda yukarıdaki örnekte olduğu gibi fiziki teslimatla olur, ya da VOB’un endeks sözleşmelerinde olduğu gibi nakdi mutabakatla (borsanın belirlediği sözleşme özelliklerine göre). 

Organize borsalarda rekabet koşulları altında işlem gören VHS’ler, diğer emtia ve finansal ürünlerde olduğu gibi piyasa tarafından fiyatlandırılırlar, ancak teorik fiyatlama modelleri de diğer geleneksel fiyatlama modellerine benzerdir:

Teorik Vadeli Fiyat = Dayanank Varlık olarak alınan Hisse Senedinin Nakit Fiyatı x [1 + ((faiz oranı/360) x vadeye kalan gün sayısı)] – temettüler (varsa)

Burada vadeli fiyat normal koşullarda nakit fiyattan yüksek olacaktır, çünkü kaldıraç kullanılarak sadece hisse senedinin değerinin bir kısmı (örneğin %20’si) başlangıç teminatı olarak yatırıldığında tasarruf edilen sermayenin bir faiz kazancı olacaktır ve bu da vadeli fiyata yansımalıdır.  Öte yandan, vadeli hisse senedi sözleşmesi sahibi olan yatırımcı, nakit olarak hisse senedinin sahibi olan yatırımcı gibi temettü alma hakkı taşıyamayacağından vadeli fiyat o süre içinde tahsil edilecek temettülerin şimdiki değeri kadar aşağı ayarlanmalıdır.

VHS’lerin nakit piyasalarda olmayan birçok faydalı özellikleri bulunur:

VHS’lerin işlem hacmi bugün organize vadeli işlem borsalarının önemli bir bölümünü teşkil etmektedir.  2007 yılının ilk 9 ayında dünya borsalarında işlem gören 11,4 milyar vadeli sözleşmenin %26’sı (2,9 milyar sözleşme) VHS’lerden oluşmaktadır.  Dünya vadeli işlemler işlem hacmi 2007 yılında bir yıl öncesine nazaran %27 büyüme kaydetmiştir.  Bu büyümenin çok büyük bir bölümü VHS’ler sayesinde olmuştur.  VHS’ler sayesinde Ulusal Hindistan Borsası (NSE) ve Johannesburg Borsası (JSE) sırasıyla dünyanın en büyük 10. ve 12. borsaları haline gelmişlerdir.  Bugün NSE’de 221 hisse senedi vadeli olarak işlem görmektedir.  Bunlar borsanın tüm işlem hacminin %45’ini oluşturmaktadırlar.  7 Aralık Cuma günü NSE’de VHS’lerin işlem hacmi 10 milyar doları geçmiştir ve NSE yılı 1 trilyon dolarlık VHS işlem hacmiyle kapatmayı beklemektedir.  Öte yandan, JSE’de 250 hisse senedi vadeli olarak işlem görmektedir.  Bunlar da borsanın tüm işlem hacminin %81’ini oluşturmaktadırlar.  Kasım ayının son haftasında JSE’de VHS’lerin işlem hacmi 1,15 milyar dolar olmuştur ve JSE’nin yıllık VHS işlem hacmi 550 milyar doları bulmuştur.  VSH’ler sayesinde NSE yılda %66, JSE %317 büyümüştür.  VSH’ler Avrupa ve ABD’de de hız kazanmaktadırlar.  LIFFE’de 57, EUREX’de 44 milyon VHS el değiştirirken ABD dışında işlem hacmi yılın ilk 9 ayında 445 milyon sözleşmeyi geçmiştir.  Bu %117 büyümeye tekabül etmektedir.  Bu doğrultuda, ABD’de de CBOE, CME ve IB Exchange Corp. (aracılık şirketi) ortaklığa giderek OneChicago’yu kurmuş ve hemen %20’lik bir büyüme sağlamıştır.

 

Bu senaryoda, VOB bir an önce teknik ayrıntıları çözerek ülkemizde de VHS’lerin faaliyete geçmesi için SPK’nın onay sürecini hızlandıracak hazırlıkları tamamlamalı; başta 10 olarak öngörülen VHS sayısını artıracak oyun plânını uygulamaya sokmalı ve NSE ve JSE gibi dünya borsaları listesinin üst sıralaraında yer alarak özellikle yabancı sermayeyi ülkemize çekme yolundaki görevini başarıyla yerine getirecek vizyon ve misyonunu oluşturmalıdır.