VOB VE ÜÇ KISTAS ÜLKE
Ali Perşembe
5 Şubat 2007,
Dünya Gazetesi
Daha rakamlar kesinleşmedi ama dünyadaki tüm vadeli işlem borsalarının işlem hacminin 2006 yılının sonunda 12 milyar sözleşmeyi geçmiş olması bekleniyor. En hızlı büyüyen sözleşmeler, Meksika faiz oranı, Hindistan hisse senedi endeksi ve bireysel hisse senedi vadeli sözleşmeleri ve Çin tarım ürünlerine dayalı vadeli sözleşmelerdi.
Küresel olarak en hızlı büyümeye ise Asyada şahit olduk. Hindistan Ulusal Menkul Kıymetler Borsası 2005i ikiye katlayarak 2006 sonunda 158 milyon sözleşme yaptı. Çinin Dalian Emtia Borsası işlem hacmini %42, Tayvan Vadeli İşlemler Borsası ise %61 artırdı. Japonya da bunun ardında kalmadı. Osaka Menkul Kıymetler Borsası hacmini %80 artırdı.
Latin Amerikadaki artışlar da etkileyici idi. Meksika Türev Ürünler Borsası, vadeli işlemler hacmini ikiye katlarken, opsiyonlardaki artış 2005in aynı dönemini üçe katladı. Vergi uygulamalarında getirilen kolaylıklar bu artışın arkasındaki en büyük nedendi. Nominal değeri takribi 9.000 dolar olan (100.000 Peso) 28 günlük interbank faiz orano sözleşmesinde işlem hacmi %153 artarak 258 milyon adedi buldu.
Avrupada da işler fena gitmedi. Brent, WTI, gazyağı gibi enerji ürünlerinin işlem gördüğü Londranın ICE borsası işlem hacmini ikiye katlayarak Avrupanın ilk beşine girdi. WTI ham petrol sözleşmesinde işlem hacmi 9 milyonu aşınca Londra New Yorkun hep hakim olduğu bu pazarda %30 paya ulaştı. Avrupanın en büyük borsası Eurexte ise hisse endeksi hacimleri patlama yaptı. Euro Stoxx endeksi %63 artışla kıtanın en çok işlem gören ikinci ürünü oldu (birincisi yine Eurexte işlem gören Alman bonoları).
2006 büyümesi sadece finansal ürünlerde gerçekleşmedi. Emtia tarafında da önemli artışlara şahit olduk. Küresel olarak, mısır, soya fasulyesi ve yağı, kauçuk, şeker, ham petrol, doğal gaz, altın, aluminyum, nikel, çinko, bakır gibi ürünlerin başını çektiği emtia grubundaki artışlar yılın ilk yarısında küresel işlem hacmini 1 milyar sözleşmenin üzerine çıkardı.
2006 yılınnda dünya borsalarında el değiştiren 12 milyar sözleşmenin %38ini hisse senedi endeksleri, %28ini faiz oranına dayalı ürünler ve %25ini de bireysel hisse senetlerini dayanak varlık olarak alan türev ürünler oluşturdu. Döviz sözleşmelerini de katarsak, dünya işlem hacminin %92si finansal ürünlerde gerçekleşti. Bu pazarda emtiaların payı %8de kaldı. Enerji ürünlerinin payı %3, tarım ürünlerininki yine %3, metallerin payı ise %2 olabildi.
Gelelim kendi evimize. Yegâne VOBumuzdaki gelişmeleri ele almadan önce kendi ülkemize kıstas olarak alabileceğimiz diğer ülkelerde neler olduğuna bakalım. Bunlardan bir tanesi Meksika. Meksika Türev Ürünler Borsası bizdençok önce, 1994te kurulmuş. 2006 yılında bu borsada 275 milyon sözleşme el değiştirmiş. Bu işlemlerin nominal değeri takribi 27.5 milyar dolar. 2005 yılına nazaran, %155 artış söz konusu. Buna ek olarak, opsiyonların işlem hacmi 566,000 sözleşme, değeri ise 24 milyar dolar. Buradaki artış da 2005 yılına nazaran %300ün üzerinde. Meksikada dolar ve euro sözleşmeleri ile birlikte, faiz oranına dayalı sözleşmeler ve 5 adet bireysel hisse senedini dayanak varlık olarak alan sözleşmeler işlem görüyor. Ne var ki, işlemlerin %94ü 28 günlük faiz oranını baz alan sözleşmede gerçekleşiyor. Başka bir ifadeyle, diğer sözleşmelerde iş yok.
İMKByi takip eden pazarımız hep Brezilya piyasalarını da izliyor. Dolayısıyla, VOBu değerlendirirken Brezilya Vadeli İşlemler Borsasına da değinmeden geçemeyiz. Brezilya Borsasında emtialar, altın, İbovespa Endeksi, dövizler ve faiz oranlarına dayalı vadeli ve opsiyon sözleşmeleri işlem görüyor ama hacmin %73ü gecelik faiz oranını dayanak varlık olarak alan sözleşmede gerçekleşiyor. 2006 yılı işlem hacmi 284 milyon sözleşme. Bu rakam 2005in yaklaşık %50 üzerinde. Asıl etkileyici olan, Brezilya Borsasında gerçekleşen işlem hacminin 2006 yılındaki nominal değerinin 1 trilyon doları geçmiş olması!
Son kıstas ülkemiz de Hindistan. Bu mucizeler ülkesinin vadeli işlemler borsası aslında Ulusal Menkul Kıymetler Borsası. Borsada türev ürünler bölümü nispeten yeni. İlk işlemler 2000 yılının Haziran ayında gerçekleşti. 2006 yılının işlem hacmi 2005i ikiye katlayarak 158 milyon sözleşmeye erişti. Hisse endeksi ve faiz oranlarına ek olarak 118 bireysel hisse senedi de vadeli işlem görüyor. Gelelim mucizelere: Bireysel hisse senetlerinin vadeli bacağında Hindistan dünya birincisi. Toplam işlem hacminde ise Asya ikinciliğine yükseldi. Hindistan Borsasının 2006 yılında gerçekleştirdiği işlem hacminin nominal değeri de 1 trilyon doları geçti! Bir başka ilginç nokta da, Hindistanda işlemlerin %10unun internet üzerinden gerçekleşiyor olması. Ülkemizde bu oran sıfıra yakın.
VOBun 2006 yılı işlem hacmi ise ancak 12.5 dolar. Borsamız daha çiçeği burnunda. İşlemler 2005 yılının Şubat ayında başladı. Buna rağmen 2006 yılı işlem hacmi 7 milyon sözleşmeye yaklaşarak 2005 yılının %274 üzerine çıktı. Dolar değer bazında artış ise daha etkileyici: Tam 6 katı (2005 yılında 2.2 milyar dolardı). Bir trilyon dolarlık işlem hacimlerini yakalamak için daha çok yol katetmek gerek ama bunu başarmak için Hindistanın 6, Brezilyanın 20 yıl geçirdiğini göz önüne alırsak kötümser olmamız için bir neden yok.
Kıstas ülkelerdeki ürün gamına baktığımızda da kötümserliğe gerek kalmadığını görüyoruz. Yukarıda saydığımız üç kıstas ülkede de işlemlerin büyük bir çoğunluğu tek bir üründe yoğunlaşıyor (Brezilyada gecelik fazi oranı, Meksikada 28-günlük faiz oranı, Hindistanda ise hisse senetleri). VOBda faiz oranı, altın, pamuk ve buğday gibi sözleşmelerde yapısal nedenler ve piyasa koşullarından dolayı işlem olmuyor ama ürün bazında dağılım çeşitlenmeye başladı. 2005 yılında işlemlerin %91i döviz sözleşmelerinde gerçekleşirken bu oran 2006da %67ye düştü. Artık işlem hacminin (sözleşme bazında) üçte birini İMKB20 Endeksi oluşturuyor. Değer bazında bakarsak 10.6 milyar YTL ile endeks işlemleri borsanın %59u oluşturuyor.
Etkin ve pratik yasa ve düzenlemeler, getirilen vergi kolaylığı, elektronik ve uzaktan erişim, küçük ebatlı sözleşmeler, nakdi uzlaşma gibi alanlarda küresel trend ve gelişmelere uyarak son derece doğru hareket eden VOB, bundan sonraki hamleleriyle ülke ekonomisinde çok önemli bir yer tutacak. Her ülkede en hacimli sözleşmeler olarak göze çarpan faiz oranına dayalı ürünlerin VOBda rağbet görmemesi en büyük hayal kırıklığı ama hem tasarım bacağında hem de bono/tahvil piyasasında yapılabilecek yapısal iyileştirmelerle bunun üstesinden gelinebilir. Burada bono piyasasının en büyük aktörleri olan bankaların da konuya daha pozitif yaklaşımları da gerekecek. Aynı şey altın ve tarım ürünleri için de geçerli ama bir borsada her ürünün başarılı olması diye bir kural yok. Önemli olan katılımın ve dolayısıyla likiditenin artırılarak her ne amaçla olursa olsun (spekülatif veya hedging) ticaretin kolaylaştırılması. Öte yandan, VOB vizyonunun perspektifini biraz daha geniş açıya yayarak uluslararası borsalarla çeşitli işbirliği formülleri de arayarak büyümesini katlayabilir. Daha mikro bazda, bana göre en büyük eksiklik VOBun borsayı henüz sokağa indirememiş olması. Bu da çok kapsamlı bir tanıtım ve eğitim kampanyası ile olabilir. VOBda işlemler kısıtlı bir zümrenin tekelinde kaldıkça bu büyüme hayal olacaktır.