PETROL FİYATLARI NEREYE GİDİYOR?
Ali Perşembe
27 Ocak 2007,
Dünya Gazetesi
2003 yılından beri petrol fiyatları bundan önceki 20 yıllık ortalamasından ($25/varil) uzaklaşıyordu. Bu yükselişin arkasındaki en büyük neden, hızla artan talebin 1979-83 yıllarında şahit olduğumuz petrol şokundan beri biriken fazla kapasiteyi eritmiş olmasıydı. 2003 yılından beri devam eden fiyat yükselişleri petrol ithal eden ülkelerde ekonomik bir küçülme yaratmadığı için talep azalmadı ve 2006 yazında $77/varil gibi fiyatları gördük. Artan talebi elbette kasırgalar, savaşlar, hedge fonları ve karteller de körükledi.
Yeni yılın Ocak ayının sonlarına doğru ise varil başına fiyatların 50 dolarlara düştüğüne şahit oluyoruz. Volatilite kaotik ve acımasız derecelere ulaştı. Petrol piyasanının aktörleri arasında sadece üretici ve tüccarlar değil artık finans sektörü de var. Emtia ve hedge fonları bugün petrol piyasasının en büyük oyuncuları. Örneğin 2004 yılında A.B.D.de 180 enerji hedge fonu varken bugün sayıları 520yi aştı. Sadece büyükler değil, küçükler de işin içinde. Bugün birçok bireyin emeklilik fonunun bir kısmı enerji fonlarında (bu rakamın 100 milyar doları bulduğu söyleniyor). Bu peyzajda, fiyatlar günde varil başına 2 dolar oynayabiliyor. Bu volatilitenin ana nedenlerinden bir tanesi de arz ve talep arasındaki ince denge. En küçük nedenler büyük fiyat dalgalanmalarına yol açabiliyor. Bol bol da neden var. OrtaDoğudaki siyasi istikrarsızlık, Çinden gelen büyük talep, küresel ısınmanın yol açtığı iklimsel değişimler ve gittikçe güçleri artan kasırgalar ve küresel üretim kapasitesinin artık doyuma ulaştığı korkuları fiyatları körüklüyor. Öte yandan, sıcak bir kış, yeni kuyular ve OPEC içindeki sürtüşmeler fiyatlara baskı yapıyor.
Vadeli işlem piyasaları ise fiyatların önümüzdeki iki yıl içinde 59 dolarlar civarında olacağına oynuyor. Ancak, piyasa oyuncuları arasındaki tahminler vahşetli bir görüş farklılığına işaret ediyor. Duyduğum en son tahmin beni en çok tatmin edendi: Uzun vadede fiyatların 60 dolarlar civarında durulmasını bekliyorum ama bu tahminim artı/eksi 30 dolar şaşabilir. Hatta büyük petrol şirketlerinin bir tanesi artık işe stratejist almadığını, çünkü zavallıyı her hafta kovmak zorunda kalacaklarını söylüyor!
Ucuz petrol dünya ekonomisi için elbette olumlu bir unsur. Faizler düşeceğine petrol fiyatları düşsün, daha iyi. Ne var ki, volatilite herkese zarar veriyor. Petrol şirketleri, otomobil fabrikaları, hava yolları ve sanayi üreticileri uzun vadeli stratejik kararlar almakta zorlanıyorlar. Dünyanın en büyük vadeli işlem enerji borsası NYMEXte açık pozisyon sayısı 1.3 milyon varile ulaştı (2004 ortalamalarının iki misli). Risklerini hedge etmek isteyen firmalar körebe oynuyorlar. Kış öncesi fiyat yükselişlerinin devam edeceğinden korkan çoğu havayolu hedge (korunma) amacıyla yüksek fiyatlardan fiyat kitleyerek büyük zararlar realize ettiler. Eskiden Wall Street Enron, Dynegy gibi enerji şirketlerini risklerini yönetme konusunda teşvik ederken, Enronun patlamasından sonra bu ürünleri kendisi sunuyor. Herkes kendi oyununu oynuyor. Örneğin, büyük Amerikan otomobil üreticileri çift taraflı korunuyorlar. Sıcak kış ve azalacak talep öngörülerine karşı Amerikalıların bayıldığı büyük petrol içici dört-çekerleri üretmeye devam ederken $60/varil üstü senaryolar içinse akşamları elektrik fişine takabileceğiniz hibridlere de yatırım yapıyorlar.
Bugün fiyatlar $50/varil civarında. 2006nın son çeyreğinde emtia fonlarının hızlanan kâr satışlarının arkasında kışın bir türlü gelmeyişi fiyatlar üzerindeki baskıyı devam ettiriyor. Uzmanlar kışın böyle atlatılacağı şeklinde görüş birliğindeler. Bu da elbette her türlü yakıt stoğunu artıracak. OPECin de yeni bir üretim kısıtlamasına gideceği öngörülmüyor. Zaten gitseler bile bu kısıtlamaları ne kadar uyguladıkları şüpheli. OPEC ilân ettiği kısıtlamaları bile tam uygulamıyor. Kaynaklar ilân edilen günlük 1.2 milyon varil kesintinin şimdiye sadece 800,000 varil olarak gerçekleştiğini iddia ediyorlar. Madalyonun diğer yüzünde ise o dengesiz OrtaDoğu, şiddetin hüküm sürdüğü Nijerya ve Çin ve Hindistandan dan gelen ardı arkası kesilmeyen talep var. Fiyatların yönü bir anda 180 derece değişebilir.
Başını emtia fonlarının çektiği büyük spekülatörler düşüşe, işi petrol olan üretici ve tüccarlar da yükselişe oyunuyorlar. NYMEX verileri her iki çıkar grubunun da ters yöndeki açık pozisyonlarını artırmaya devam ettiklerine işaret ediyor. Ancak yorumcular rollerin bir gecede değişebileceğini de vurguluyorlar.
2007 yılında küresel talebin bir önceki yılın günde 1.4 milyon varil üzerine çıkması bekleniyor. OPEC dışı üretimin günde 1.6 milyon varile yükselmesi beklenirken OPEC üretiminin 2006 yılı rakamlarından günde 400,000 varil azalarak 28.5 milyon varil olarak gerçekleşmesi öngörülüyor (Kasım 2006da günde 29 milyon varildi). Buna rağmen kartelin yüksek üretim kapasitesinin arzı yüksek tutacağı görülüyor. Arz tarafında ortaya çıkabilecek güvenlik ilişkili istikrarsızlık ve sıkışmaların her zaman ortaya çıkabileceği, ancak bu aksaklıkların uzun soluklu olmayacağı da görüşler arasında. Bu aşamada stoklar yeterli ve arz/talep dengesine bir baskı kuracakmış gibi durmuyor ama fiyatlar daha da düşerse OPEC yeni önlemler alabilir. Buna ek olarak, yatırım fonlarının açığa satış pozisyonlarının bir yerde duracağı ve talebin tekrar artmaya başlayacağı bekleniyor. Bu koşullar altında, her ne kadar bazı uzmanlar petrol fiyatlarının mevcut ekonomik koşullar altında yine 40 dolarlara gevşemesi gerektiğine işaret etseler de, çoğunluk 2007 yılında fiyatlarının $60 65 dolar/varil civarında oluşmasını en olası senaryo olarak görüyor. NYMEX beklentileri yılın ilk yarısı için 50 dolar seviyesinin biraz altını gösterse de yıllık ortalamaların daha yüksek kalacağı hakkında herkes görüş birliğinde. Bu tahminlere, gelişen koşulların ışığında 10 dolar eklenip çıkartılabilir.